- 1. Abstract
- Özet
- 2. Olguya Dair Araştırma Sorusu ve Hipotez
- 3. Yöntem ve Veri Seti
- 4. Literatür Çerçevesi: Denge Politikası, Kimlik-Realpolitik ve Post-Konflikt
- Dönüşüm
- 5. Nicel Bulgular: Ekonomi, Savunma, Enerji ve Ticaret
- 6. Tartışma: Stratejik Mimariyi Üreten Mekanizmalar
- 7. Hipotezin Değerlendirilmesi ve Sınırlılıklar
- 8. Sonuç ve Politika Çıkarımları
- 9. Senaryo Analizi (2026–2030): Stratejik Mimari İçin Olası Yollar
- 10. Kavramsal Model: ‘Enerji–Koridor–Güvenlik’ Üçlüsünden Stratejik Özerkliğe
- Kaynakça (APA 7)
1. Abstract
This study analyzes the accelerated transformation of the Republic of Azerbaijan’s foreign policy in the post-2020 period through the conceptual lens of “post-conflict strategic architecture.” Our central argument is that Baku has moved beyond a security- centered, defensive posture and toward an ambition to position itself as one of the architects of regional stability by integrating connectivity (corridor diplomacy), energy statecraft, and institutional reconstruction into a coherent strategic framework. The analysis is conducted on two interrelated levels: (i) a theoretically grounded framework drawing upon realist balance-of-power theory and the literature on middle-power strategy; and (ii) a descriptive quantitative assessment supported by up-to-date macroeconomic, energy, defense, and foreign trade indicators for the 2024–2026 period. The findings indicate that nominal GDP reached USD 74.32 billion in 2024; oil and condensate production totaled 27.7 million tons and natural gas production reached 51.5 billion cubic meters in 2025; defense and national security expenditures rose to 8.7 billion manat in the 2026 state budget; and foreign trade volume amounted to approximately USD 43.83 billion during the January–November 2025 period. This quantitative framework substantiates the conclusion that Azerbaijan’s strategic autonomy has been reinforced through energy and corridor diplomacy, while its security architecture has been consolidated through sustained budgetary prioritization and credible deterrence capacity.Keywords: Azerbaijan; foreign policy; post-conflict strategy; energy diplomacy; Middle Corridor; strategic autonomy.
Özet
Azerbaycan’ın dış politika yönelimi, bağımsızlığın yeniden kazanıldığı 1991 sonrasında iki ana zorunluluk tarafından biçimlenmiştir: egemenliğin pekiştirilmesi ve toprak bütünlüğünün tesis edilmesi. 2020’deki İkinci Karabağ Savaşı ve takip eden süreç, bu iki zorunluluğun dış politika kurgusunda yeni bir evreye girmesine yol açmıştır. Post- konflikt dönem yalnızca çatışma sonrası yeniden inşa ve güvenlik tahkimi olarak okunamaz; aynı zamanda bölgesel düzenin ‘nasıl’ kurulacağına ilişkin bir stratejik mimari rekabetini de içerir. Caspian–Alpine Society’nin (2025) analizi, Azerbaycan’ın post-konflikt stratejisinin ‘reaktif bölgesel aktörlükten proaktif istikrar mimarlığına’ evrildiğini vurgulayarak bu dönüşümü kavramsallaştırır. Bu çalışmanın amacı, söz konusu dönüşümü hem kuramsal hem de güncel nicel göstergeler üzerinden açıklamaktır. Çalışma, dış politika davranışını yalnızca diplomatik söylem ve güvenlik parametreleriyle değil; enerji üretim-ihracat kapasitesi, bütçe öncelikleri ve dış ticaret ölçeği gibi ölçülebilir göstergelerle birlikte okumayı önermektedir. Böylece Azerbaycan’ın dış politikasındaki sert güç (caydırıcılık) ve jeoekonomik ağ gücü (enerji/koridorlar) tek bir analitik çerçeveye yerleşir.
2. Olguya Dair Araştırma Sorusu ve Hipotez
Araştırma sorusu: 2020 sonrası dönemde Azerbaycan, bölgesel istikrardan stratejik mimariye geçişini hangi jeoekonomik araçlar (enerji diplomasisi, transit koridorları, bütçe öncelikleri) ve hangi diplomatik/kurumsal pratikler üzerinden gerçekleştirmiştir; bu geçiş stratejik özerkliği ölçülebilir biçimde artırmış mıdır? Hipotez (H1): Azerbaycan’ın stratejik özerkliği, (i) enerji üretim ve ihracat kapasitesindeki süreklilik, (ii) Orta Koridor ve Zengezur gibi bağlantısallık projeleriyle artan jeoekonomik merkezilik ve (iii) savunma–ulusal güvenlik bütçelerinde gözlenen artışın yarattığı caydırıcılık sayesinde güçlenmektedir. Bu üçlü kombinasyon, Bakü’nün büyük güç rekabeti içinde ‘dengeleyici–arabulucu–entegratör’ rolünü üstlenmesine ve post-konflikt Güney Kafkasya’da daha yüksek pazarlık gücü üretmesine imkân tanır (Caspian–Alpine Society, 2025).
3. Yöntem ve Veri Seti
Çalışma, nitel süreç izleme (process tracing) ile betimleyici nicel analiz yaklaşımını birlikte kullanır. Nitel kısımda, 2020 sonrası dönemde Azerbaycan’ın çok taraflı platformlardaki görünürlüğü, koridor söylemi ve yeniden inşa önceliklerinin dış politika hedefleriyle eklemlenmesi incelenir. Nicel kısımda ise dört veri kümesi kullanılır: (a) makro göstergeler (GSYH ve büyüme), (b) enerji üretim verileri, (c) askerî harcama ve savunma/ulusal güvenlik bütçeleri, (d) dış ticaret göstergeleri. Veriler Dünya Bankası göstergeleri, Azerbaycan Enerji Bakanlığı operasyonel verileri, Azerbaycan Devlet İstatistik Komitesi duyuruları ve 2026 bütçesine ilişkin raporlanan bütçe bilgileriüzerinden derlenmiştir. Nicel veriler, ‘nedensellik kanıtı’ olmaktan çok, dış politikayı taşıyan maddi kapasitenin sınırlarını ve eğilimlerini görünür kılmak amacıyla kullanılır.
4. Literatür Çerçevesi: Denge Politikası, Kimlik-Realpolitik ve Post-Konflikt
Dönüşüm
Literatür, Azerbaycan dış politikasını genellikle üç eksende tartışır. Birinci eksen, realist güç dengesi ve çok vektörlü diplomasi yaklaşımıdır. Bu yaklaşım, Azerbaycan’ın Rusya, Türkiye, İran ve Batı arasında tek taraflı bağımlılık üretmeden hareket etmeye çalıştığını savunur. İkinci eksen, kimlik ve realpolitik dengesidir: Türkiye ile ilişkiler kimliksel yakınlık ve kurumsal-stratejik ortaklık üzerinden; İsrail ile ilişkiler ise daha çok savunma-teknoloji iş birliği üzerinden okunur. Üçüncü eksen, 2020 sonrası post-konflikt dönemde dış politikanın ‘yeniden inşa + bağlantısallık’ üzerinden nasıl yeniden tanımlandığıdır. Caspian–Alpine Society (2025) metni, üçüncü eksen açısından özellikle açıklayıcıdır; çünkü dış politikayı yalnızca ‘denge’ olarak değil, bölgesel düzenin tasarlanması (strategic architecture) olarak okur. Metin, Azerbaycan’ın koridor girişimlerini jeopolitik istikrarın aracı olarak konumlandırdığını ve güvenliği yalnızca askerî caydırıcılık değil, bölgesel entegrasyon ve kurumsal dayanıklılık üzerinden üretmeye çalıştığını ileri sürer. Bu literatür hattı, post-konflikt stratejiyi ‘diplomatik aktivizm + jeoekonomik merkezilik + kurumsal yeniden inşa’ üçlüsüyle açıklayan bir çerçeve sunar.
5. Nicel Bulgular: Ekonomi, Savunma, Enerji ve Ticaret
Tablo 1
Seçili Makroekonomik Göstergeler (2024–2025)
| Yıl | GSYH (cari ABD$, milyar) | Kaynak |
|---|---|---|
| 2024 | 74.32 | Dünya Bankası (2024) |
| 2025 | 76.39 | IMF (2025 tahmin) |
Not. 2024 verisi Dünya Bankası’ndan; 2025 değeri IMF’nin nominal GSYH tahmini olarak raporlanan kaynaktan derlenmiştir.
Şekil 1
GSYH (Cari ABD$, milyar): 2024–2025
Dünya Bankası ülke veri sayfası, Azerbaycan’ın 2024 yılı nominal GSYH’sini 74,32 milyar ABD$ olarak raporlamaktadır. Bu ölçek, hem enerji gelirlerinin makroekonomik ağırlığını hem de post-konflikt yeniden inşa yatırımlarının mali çerçevesini anlamak için temel bir referanstır. IMF kaynaklı 2025 nominal değer (76,39 milyar ABD$) ise ekonomik ölçeğin korunduğunu ve dış politika kapasitesine mali dayanak sağladığını göstermektedir. Bu bağlamda Azerbaycan’ın dış politikası, yalnızca jeopolitik manevra değil, aynı zamanda mali sürdürülebilirlik gerektiren uzun dönemli bir mimari kurma projesi olarak görülmelidir.
Tablo
Askerî Harcama (SIPRI serisi, cari ABD$): 2023–2024
| Yıl | Askerî harcama (milyar ABD$) | Kaynak |
|---|---|---|
| 2023 | 3.5617 | SIPRI (2023) |
| 2024 | 3.7771 | SIPRI (2024) |
Not. SIPRI serisi Dünya Bankası göstergesi ve SIPRI veri tabanı üzerinden raporlanmaktadır.
Şekil
Askerî Harcama (cari ABD$, milyar): 2023–2024
2023–2024 döneminde askerî harcamaların 3,56 milyar ABD$’dan 3,78 milyar ABD$ seviyesine yükselmesi, post-konflikt dönemde caydırıcılığın ‘sürdürülebilir kapasite’ olarak tasarlandığına işaret eder. Ancak bu artışın siyasal anlamı, sadece harcama artışının kendisinde değil; harcamanın koridor diplomasisi ve yeniden inşa yatırımlarıyla eşzamanlı yürütülmesinde ortaya çıkar. Bu eşzamanlılık, güvenlik ile kalkınmayı birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak gören bir stratejik yaklaşımı yansıtır.
Tablo
Savunma ve Ulusal Güvenlik Bütçesi (AZN): 2025–2026
| Yıl | Savunma+güvenlik (milyar AZN) | Açıklama |
|---|---|---|
| 2025 | 8.382 | 2026 artışından geri hesap (8.7-0.318) |
| 2026 | 8.700 | Resmî plan/duyuru |
Not. 2026 değeri raporlanan resmî plan/duyurudur; 2025 değeri, 2026 artış tutarından geri hesapla elde edilmiş tahmindir (çıkarımsal).
Şekil 3
Savunma+Ulusal Güvenlik Bütçesi (milyar AZN): 2025–2026
2026 bütçesinde savunma ve ulusal güvenliğe ayrılan toplam kaynağın 8,7 milyar manat düzeyine çıkması, güvenliğin devlet kapasitesi inşasında merkezî bir öncelik olduğunu gösterir. Bu büyüklük, ‘yeniden inşa + caydırıcılık’ ikilisinin birlikte finanse edildiği bir stratejik mimariye işaret eder. Ayrıca 2026 genel bütçe harcamalarının 41,7 milyar manat olarak raporlanması, güvenlik kaleminin bütçe içindeki ağırlığını somutlaştırmaktadır.
Tablo 4
| Enerji Üretimi | (2025) |
| Gösterge | 2025 |
| Petrol+Kondensat üretimi (milyon ton) | 27.7 |
| Doğal gaz üretimi (milyar m³) | 51.5 |
Kaynak: Azerbaycan Enerji Bakanlığı (operasyonel veri duyurusu, 12 Ocak 2026).
Enerji Bakanlığı’nın 2025 operasyonel verileri, petrol+kondensat üretiminin 27,7 milyon ton; doğal gaz üretiminin 51,5 milyar m³ olduğunu göstermektedir. Eurasianet’in değerlendirmesi, 2025 üretim artışının sınırlı olduğunu ve Avrupa’ya ihracat hedefleri açısından üretim artış hızının kritik olabileceğini vurgular. Aynı değerlendirmede AB’ye ihracatın 2025’te 12,8 milyar m³ civarında seyrettiği ve bir önceki yıla göre sınırlı değişim gösterdiği belirtilmektedir. Bu durum, enerji diplomasisinin yalnızca mevcut üretime değil, yeni saha geliştirmelerine ve altyapı güvenliğine bağlı olduğunu ortaya koyar.
Tablo 5
Dış Ticaret Göstergeleri (Ocak–Kasım 2025)
| Gösterge | Değer |
|---|---|
| Dış ticaret hacmi | (Jan–Kas 2025, milyar 43.8305 ABD$) |
| Petrol-gaz dışı ihracat | (Jan–Kas 2025, 3.3170 milyar ABD$) |
Kaynak: Azerbaycan Devlet İstatistik Komitesi (2026 tarihli duyurular; Ocak–Kasım 2025).
Ocak–Kasım 2025 döneminde dış ticaret hacminin yaklaşık 43,83 milyar ABD$ olması, Azerbaycan’ın yüksek hacimli bir dış ekonomik etkileşim yürüttüğünü göstermektedir. Petrol-gaz dışı ihracatın 3,317 milyar ABD$ düzeyine ulaşması ise çeşitlenme çabalarının sürdüğüne işaret eder. Bunun dış politika açısından anlamı, bağlantısallık projelerinin yalnızca transit gelir yaratmakla kalmayıp, ticaretin coğrafi ve sektörel çeşitlenmesine de zemin hazırlayabilmesidir. Çeşitlenme, stratejik özerkliğin ‘tek sektöre bağımlılık’ riskini azaltan yapısal bir bileşenidir.
Tablo 6
Ekim 2025’te Üç Zirve: Çok-Boyutlu Diplomatik Aktivizmin Göstergeleri
| Tarih | Platform | Yer | Stratejik mesaj |
|---|---|---|---|
| 1–2 Ekim 2025 | Avrupa Politik Topluluğu Zirvesi | Kopenhag | AB ile çok taraflı görünürlük; Avrupa güvenlik mimarisiyle eşzamanlı temas |
| 6–7 Ekim 2025 | Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi | Gabala | Türk dünyası ekseninde bağlantısallık ve normatif dayanışma |
| 9–10 Ekim 2025 | BDT (CIS) Zirvesi | Duşanbe | Bölgesel güçlerle denge; post-Sovyet platformlarda manevra |
Kaynak: Caspian–Alpine Society (2025) makalesinde verilen zirve kronolojisi.
6. Tartışma: Stratejik Mimariyi Üreten Mekanizmalar
Bu bölüm, hipotezde ileri sürülen üç mekanizmayı (enerji, koridor, güvenlik) post- konflikt stratejik mimari bağlamında tartışmaktadır
(1) Enerji kapasitesi ve dış politika kaldıraçları. Enerji, Azerbaycan’ın Avrupa ile ilişkilerinde arz güvenliği üzerinden ‘stratejik ortaklık’ üretmesine imkân tanır. Ancak 2025’te üretim artışının sınırlı kalması, 2030’a doğru ihracat artırma hedefleri için üretim-yatırım döngüsünün hızlandırılması gerektiğine işaret eder. Bu durum, enerji diplomasisinin ‘mevcut kapasiteyi yönetme’ ile ‘gelecek kapasiteyi inşa etme’ arasında çift katmanlı bir strateji gerektirdiğini göstermektedir.
(2) Koridor bağlantısallığı ve jeoekonomik merkezilik. Zengezur ve Trans-Hazar hattı gibi projeler, Azerbaycan’ı yalnızca bir enerji tedarikçisi değil, aynı zamanda Avrasya bağlantısallık mimarisinde ‘düğüm ülke’ konumuna taşımayı hedefler. Bu projelerin dış politika değeri, koridorların siyasi istikrarı teşvik eden bir karşılıklı bağımlılık zemini üretmesidir. Koridorlar, jeopolitik rekabeti tamamen ortadan kaldırmasa da, rekabetin ‘sıfır toplamlı’ doğasını yumuşatabilir.
(3) Güvenlik bütçesi ve öngörülebilir caydırıcılık. 2026’da savunma+güvenlik bütçesinin 8,7 milyar manat düzeyine çıkması, güvenliğin post-konflikt dönemde hâlâ birincil politika alanı olduğunu gösterir. Burada kritik nokta, harcama artışının bölgesel gerilimi artırmak yerine, kriz yönetimi ve öngörülebilir caydırıcılık kapasitesi üretici şekilde kurumsallaştırılmasıdır. Caspian–Alpine Society (2025) metni, Azerbaycan’ı artan şekilde ‘arabulucu’ ve ‘istikrar sağlayıcı’ olarak konumlandırırken, bu rolün sürdürülebilirliği için güvenlik kapasitesinin diplomasi ve kalkınma araçlarıyla senkronize edilmesi gerektiğini ima eder.
7. Hipotezin Değerlendirilmesi ve Sınırlılıklar
Sunulan nicel göstergeler, hipotezin ‘maddi kapasite’ boyutunu güçlü biçimde destekler: enerji üretimi yüksek düzeydedir; güvenlik bütçesi önceliklidir; ticaret hacmi bağlantısallık stratejisinin ekonomik zemininin varlığını gösterir. Bu bulgular, Azerbaycan’ın post-konflikt dönemde stratejik özerklik iddiasını destekleyen kaynak setine sahip olduğunu düşündürmektedir.
Bununla birlikte, çalışma üç sınırlılığa sahiptir. Birincisi, koridor projelerine ilişkin yıllık transit yük verileri ve gümrük/lojistik performansı gibi mikro düzey göstergeler burada kapsamlı şekilde modellenmemiştir. İkincisi, enerji ihracat kompozisyonu (AB’ye, Türkiye’ye, diğer pazarlara dağılım) daha ayrıntılı serilerle incelendiğinde daha hassas sonuçlar üretilebilir. Üçüncüsü, stratejik özerklik bir ‘ilişkisel’ kapasite olduğundan, nicel göstergeler tek başına nedensel çıkarım için yeterli değildir; bu nedenle nitel süreç izleme bulgularının anlaşma metinleri, resmi strateji belgeleri ve sahadaki uygulama göstergeleriyle güçlendirilmesi gerekir.
8. Sonuç ve Politika Çıkarımları
Bu çalışma, Azerbaycan’ın 2020 sonrası dış politikasını ‘post-konflikt stratejik mimari’ kavramı üzerinden değerlendirerek güvenlik–kalkınma–bağlantısallık bileşenlerinin tek bir çerçevede bütünleştiğini göstermiştir. 2025’te 51,5 milyar m³ doğal gaz ve 27,7 milyon ton petrol+kondensat üretimi, enerji diplomasisinin maddi temelini; 2026’da 8,7 milyar manatlık savunma+güvenlik bütçesi ise caydırıcılığın kurumsal önceliğini ortaya koymaktadır. 2025 Ocak–Kasım döneminde 43,83 milyar ABD$’lık dış ticaret hacmi, Azerbaycan’ın bölgesel mimari iddiasının ekonomik zeminini güçlendirir. Politika düzeyinde üç çıkarım öne çıkar: (1) Enerji üretiminde istikrarın yeni saha geliştirmeleri ve altyapı güvenliğiyle desteklenmesi; (2) koridor projelerinde hukuki ve dijital ‘yumuşak altyapı’nın güçlendirilmesi; (3) güvenlik kapasitesinin diplomasi ve kalkınma araçlarıyla senkronize edilerek ‘istikrar sağlayıcı’ rolün sürdürülebilir hâle getirilmesi. Gelecek araştırmalar, koridorların fiilî performansını transit verilerle ve dış politika sonuçlarını anlaşma metinleriyle eşleştirerek nedensel mekanizmaları daha güçlü test edebilir.
9. Senaryo Analizi (2026–2030): Stratejik Mimari İçin Olası Yollar
Post-konflikt stratejinin sürdürülebilirliği, büyük ölçüde 2026–2030 döneminde enerji arzı, koridorların işlerliği ve büyük güç rekabetinin şiddeti tarafından belirlenecektir. Bu nedenle, Azerbaycan’ın stratejik mimari iddiası üç senaryo altında değerlendirilebilir. Senaryo A (İyimser/Entegratif): Enerji üretiminde yeni saha devreye alımları ve altyapı yatırımları sayesinde Avrupa ve bölgesel pazarlara arz artışı sağlanır; Trans-Hazar ve Güney Kafkasya bağlantısallığı, gümrük-dijitalizasyon ve lojistik standardizasyon ile kurumsallaşır.
Bu durumda Azerbaycan, ‘düğüm ülke’ rolünü derinleştirirken bölgesel gerilimlerin maliyetini artıran karşılıklı bağımlılık ilişkileri üretir. Diplomatik düzlemde çok taraflı platformlar (EPC, TDT, BDT gibi) arasında eşzamanlı görünürlük, Bakü’nün arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık kapasitesini yükseltir. Bu senaryonun kritik koşulu, koridorların kesintisiz işleyişini sağlayan hukuki çerçeve ve güvenlik altyapısının güçlendirilmesidir.
Senaryo B (Temkinli/Dengeli): Enerji üretimi ve ihracatı sınırlı artışlarla sürer; koridor projeleri ise kısmi ilerleme kaydeder fakat bölgesel siyasi ihtilaflar nedeniyle tam kapasiteye ulaşamaz.
Bu durumda Azerbaycan’ın stratejik özerkliği korunur, ancak ‘mimari kurucu’ iddia daha çok söylem ve seçici projeler düzeyinde kalabilir. Denge politikası maliyetleri artar: Rusya, İran, Batı ve Türkiye eksenlerinde aynı anda gerilim yönetmek daha fazla kurumsal kapasite ve diplomatik hassasiyet gerektirir.
Politika önerisi, bu senaryoda ‘kademeli kapasite artırımı’ ve ‘risk azaltma’ yaklaşımıdır: yeni yatırım kararları, dış şoklara karşı esnek finansman ve altyapı güvenliğiyle birlikte yürütülmelidir.
Senaryo C (Kötümser/Çatışmalı): Bölgesel rekabetin sertleşmesi, koridorların politikleşmesi ve enerji altyapısına yönelik risklerin artması halinde bağlantısallık stratejisi kırılganlaşır. Bu durumda stratejik mimari iddiası, daha fazla güvenlik harcaması ve daha sert denge davranışlarıyla ikame edilebilir; fakat bu, yeniden inşa ve ekonomik çeşitlenme hedefleriyle gerilim üretebilir. Bu senaryonun temel riski, güvenlik önceliğinin bütçede aşırı ağırlık kazanarak ‘kalkınma-güvenlik dengesi’ni bozmasıdır. Dolayısıyla olası bir kötüleşme ortamında, Azerbaycan’ın risk yönetimi enstrümanlarını (çok taraflı kriz iletişimi, altyapı sigortaları, kritik enerji tesislerinde dayanıklılık yatırımları) erken aşamada güçlendirmesi önem taşır. Senaryo analizi, hipotezin üçüncü ayağı olan güvenlik bütçesi önceliğinin tek başına yeterli olmadığını; enerji ve koridor kapasitesiyle entegre edilmediğinde stratejik mimari iddiasının kırılganlaşabileceğini göstermektedir.
10. Kavramsal Model: ‘Enerji–Koridor–Güvenlik’ Üçlüsünden Stratejik Özerkliğe
Bu çalışmanın önerdiği kavramsal model, Azerbaycan’ın post-konflikt dış politikasını üç değişken üzerinden okur: enerji kapasitesi (E), koridor bağlantısallığı (K) ve güvenlik/caydırıcılık kapasitesi (G). Modelin temel önermesi, stratejik özerkliğin (SÖ) bu üç değişkenin etkileşiminin bir fonksiyonu olduğudur: SÖ = f(E, K, G).
(1) Enerji kapasitesi (E), dış politikanın pazarlık gücünü artıran ekonomik kaldıraç üretir; aynı zamanda Batı ile kurumsal diyalog kanallarını güçlendirir. Enerjide istikrar, dış şoklara karşı mali tampon işlevi görür.
(2) Koridor bağlantısallığı (K), Azerbaycan’ı yalnızca kaynak tedarikçisi değil, aynı zamanda ticaret ve lojistik ağlarının ‘düğüm’ aktörü hâline getirir. Bu düğüm rolü, bölgesel aktörlerin Azerbaycan’la iş birliği maliyet-fayda dengesini yeniden tanımlar.
(3) Güvenlik kapasitesi (G), hem iç güvenlik hem de bölgesel caydırıcılık için gereklidir; ancak sürdürülebilir etki, güvenliğin diplomasi ve kalkınma araçlarıyla birlikte çalıştırılmasına bağlıdır.
Model, bu üç unsurdan herhangi birinin zayıflaması durumunda stratejik özerkliğin gerileyebileceğini öngörür. Örneğin enerji üretimi artmadığında, ihracat hedefleri ve diplomatik kaldıraç sınırlanabilir; koridorlar politikleştiğinde jeoekonomik merkezilik zayıflar; güvenlik kapasitesi aşırı maliyetli hâle geldiğinde kalkınma hedefleri baskılanır. Dolayısıyla post-konflikt stratejik mimarinin başarısı, üç bileşenin ‘eşgüdüm’ içinde yönetilmesine bağlıdır. Bu eşgüdüm, yalnızca devlet kurumlarının değil, kamu-özel sektör iş birliği, uluslararası finansman ve teknik kapasiteyle de desteklenmelidir. Ek olarak, modelin ampirik olarak sınanabilmesi için koridor performans göstergeleri (yıllık transit tonaj, gümrük geçiş süreleri, liman kapasite kullanım oranı), enerji ihracat dağılımı (AB/Türkiye/diğer pazarlar) ve bütçe kompozisyonu (savunma, yeniden inşa, sosyal harcama) gibi alt göstergelerin panel veri seti hâline getirilmesi önerilir. Bu tür bir veri altyapısı, dış politika tercihleri ile maddi kapasite arasındaki ilişkiyi daha güçlü nedensel mekanizmalarla test etmeyi mümkün kılacaktır.
Kaynakça (APA 7)
Caspian–Alpine Society. (2025, October 11). Azerbaijan’s post-conflict strategy: From regional stability to strategic architecture. Caspian–Alpine Society. Azerbaijan Ministry of Energy. (2026, January 12). Last year, 27.7 million tons of oil and 51.5 bcm of natural gas were produced. Ministry of Energy of the Republic of Azerbaijan. State Statistical Committee of the Republic of Azerbaijan. (2026, January 19). Foreign trade relations: January–November 2025. https://www.stat.gov.az/ AZERTAC. (2026, January 12). Azerbaijan extracted 51.5 billion cubic meters of natural gas in 2025. https://azertag.az/ Eurasianet. (2026, January 22). Azerbaijan starts gas exports to Austria and Germany. Eurasianet. OC Media. (2025, September 16). Azerbaijan to increase military budget by almost 4% in 2026. OC Media. Report.az. (2025, December 29). President Aliyev approves Azerbaijan’s 2026 state budget. Report.az. World Bank. (2025). Azerbaijan: Data. https://data.worldbank.org/country/azerbaijan World Bank. (2025). Military expenditure (current US$) – Azerbaijan (SIPRI series). https://data.worldbank.org/indicator/MS.MIL.XPND.CD?locations=AZ Stockholm International Peace Research Institute. (2025). SIPRI Military Expenditure Database. https://www.sipri.org/databases/milex International Monetary Fund. (2025). World Economic Outlook (October 2025): GDP, current prices (Azerbaijan). https://www.imf.org/external/datamapper/NGDPD@WEO/AZE